Analiz / Teknoloji ve Güç

Palantir Technologies Örneğinde Devlet ve Özel Teknoloji Şirketleri Arasındaki Güç ve Bağımlılık İlişkisi

Palantir’in kamu kurumlarının veri ve karar altyapısına yerleşmesi devlet ile teknoloji şirketleri arasındaki sınırı nasıl dönüştürüyor?

Palantir logosunun önünde Peter Thiel

Giriş

Boeing uçak, Lockheed Martin ise füze üretir. Ancak son yıllarda bu geleneksel savunma sanayii ürünlerinin hiçbirini üretmeyen bir şirket, Amerika Birleşik Devletleri’nin savunma ve istihbarat altyapısı içerisinde giderek daha önemli bir konuma gelmiştir: Palantir Technologies.

Palantir’in ortaya çıkışını anlamak için 11 Eylül saldırıları sonrasında ABD istihbarat yapısına yöneltilen eleştirilere bakmak gerekir. 11 Eylül Komisyonu, saldırılar öncesinde bilgi paylaşımının yetersiz kaldığını, analizlerin kurumlar arasında yeterince birleştirilemediğini ve CIA, FBI ile NSA dâhil farklı kurumlarda bulunan bilgilerin ortak bir operasyonel çerçevede kullanılamadığını tespit etmiştir.1 Palantir, 2003 yılında kurulmuş ve ilk döneminde ABD istihbarat topluluğunun terörle mücadele soruşturmaları ve operasyonlarına yönelik yazılımlar geliştirmeye başlamıştır.2

Şirketin faaliyet alanı zaman içerisinde istihbarat ve savunma kurumlarının ötesine geçerek özel sektör, sağlık hizmetleri, göç denetimi ve kamu yönetimi gibi alanlara genişlemiştir. Bu genişleme Palantir’i yalnızca bir yazılım şirketi olmaktan çıkarmış; devlet kurumları ile özel teknoloji şirketleri arasındaki ilişkinin dönüşümünü incelemek açısından önemli bir örnek hâline getirmiştir.

Bu çalışmanın temel amacı, Palantir’in kuruluşundan itibaren geçirdiği dönüşümü şirketin devlet kurumlarıyla geliştirdiği ilişkiler ve kurucularının teknoloji-devlet ilişkisine yönelik düşünceleri çerçevesinde incelemektir. Bu doğrultuda çalışmanın temel araştırma sorusu, “Palantir’in devletin kritik işlevlerine teknolojik altyapı sağlayan bir aktör hâline gelmesi, devlet ile özel teknoloji şirketleri arasındaki güç ve yetki ilişkisini nasıl dönüştürmektedir?” şeklinde belirlenmiştir.

Çalışmada nitel araştırma yaklaşımı benimsenmiş ve doküman incelemesi yöntemi kullanılmıştır. Palantir’in faaliyetleri ve kamu kurumlarıyla ilişkileri; şirketin SEC’e sunduğu düzenleyici belgeler, kamu ihale ve sözleşme kayıtları, resmî kurum belgeleri, şirket yöneticilerinin yayımlanmış eser ve açıklamaları ile güvenilir basın kaynakları üzerinden incelenmiştir. Elde edilen bilgiler, şirketin kurumsal gelişimi ile teknoloji-devlet ilişkisi arasındaki bağlantıyı ortaya koyacak biçimde betimsel ve analitik olarak değerlendirilmiştir.

Çalışmanın ilk bölümünde Palantir’in iş modeli ve temel teknolojik platformları ele alınmaktadır. İkinci bölümde Alexander Karp’ın teknoloji şirketleri ile devlet arasındaki ilişkiye yönelik yaklaşımı, üçüncü bölümde Peter Thiel’in demokrasi, teknoloji ve siyaset hakkındaki görüşleri incelenmektedir. Dördüncü bölümde ise Palantir’in ABD ve Birleşik Krallık’taki kamu kurumlarıyla geliştirdiği ilişkiler üzerinden gözetim, kamu denetimi ve teknoloji sağlayıcısına bağımlılık tartışmaları değerlendirilmektedir.

Palantir’in iş modeli ve teknolojik altyapısı

Palantir’in devlet ile özel sektör arasındaki konumunu değerlendirebilmek için öncelikle şirketin iş modelinin ve sunduğu teknolojik altyapının incelenmesi gerekmektedir. Şirket, kuruluşunun ilk döneminde ABD istihbarat topluluğuna yönelik yazılımlar geliştirirken ilerleyen yıllarda benzer veri bütünleştirme ve analiz kabiliyetlerini ticari kuruluşlara da sunmuştur.3

2026 yılının ilk çeyreğinde Palantir’in toplam geliri 1,63 milyar dolara ulaşmıştır. Aynı dönemde ABD ticari geliri bir önceki yılın aynı dönemine göre %133 artarak 595 milyon dolara, ABD hükümet geliri ise %84 artarak 687 milyon dolara yükselmiştir. Bu veriler, şirketin özel sektörde hızlı biçimde büyüdüğünü göstermekle birlikte kamu müşterilerinin Palantir’in iş modeli içerisindeki ağırlığının devam ettiğini de ortaya koymaktadır.4

Şirketin faaliyetlerinin anlaşılmasında geliştirdiği temel yazılım platformları önem taşımaktadır. Palantir’in SEC’e sunduğu 2025 yılı Form 10-K belgesinde Gotham, Foundry, Apollo ve Artificial Intelligence Platform (AIP) şirketin dört temel platformu olarak tanımlanmaktadır. Gotham, savunma ve istihbarat operasyonlarında farklı alan ve sensörlerden gelen verilerin bütünleştirilmesine ve operasyonel karar alma süreçlerinin hızlandırılmasına yönelik kullanılmaktadır. Foundry ise veri yönetimi, analiz ve operasyonel süreçleri ortak bir yapı içerisinde birleştiren kurumsal bir platform niteliğindedir.5

AIP, büyük dil modelleri ve diğer yapay zekâ sistemlerinin kurumların mevcut veri ve operasyon altyapılarıyla birlikte kullanılmasını amaçlamaktadır. Platform; ticari olarak sunulan, açık kaynaklı veya kurum tarafından barındırılan farklı modellerle çalışabilmekte ve model erişimi, yetkilendirme, denetim ve insan gözetimine ilişkin kontrol mekanizmaları sunmaktadır. Üçüncü taraflarca barındırılan modeller kullanıldığında verinin modele iletilmesi söz konusu olabilmekle birlikte Palantir, bu hizmetlerde müşteri verilerinin üçüncü taraf sağlayıcılar tarafından saklanmadığını ve model eğitimi amacıyla kullanılmadığını belirtmektedir.6

Gotham, Foundry, Apollo ve AIP birlikte değerlendirildiğinde Palantir’in sunduğu hizmetlerin yalnızca yazılım lisanslamasıyla sınırlı olmadığı görülmektedir. Şirketin sistemleri, verinin bütünleştirilmesinden analiz edilmesine ve sonuçların operasyonel karar süreçlerine aktarılmasına kadar uzanan bir altyapı sağlamaktadır. Bu durum, Palantir’in devlet kurumlarıyla ilişkisini klasik bir teknoloji tedarikçisi-müşteri ilişkisinin ötesinde değerlendirmeyi gerekli kılmaktadır.

Teknolojik Cumhuriyet

Palantir’in devletle kurduğu ilişkinin yalnızca şirketin ticari faaliyetleri üzerinden değerlendirilmesi yeterli değildir. Şirketin bu ilişkiye yüklediği anlam, Palantir CEO’su Alexander C. Karp ile Nicholas W. Zamiska tarafından 2025 yılında yayımlanan The Technological Republic: Hard Power, Soft Belief, and the Future of the West adlı eserde daha kapsamlı bir düşünsel çerçeve içerisinde ortaya konulmaktadır.7

Karp ve Zamiska’nın temel eleştirisi, Silikon Vadisi’nin geçmişte devletle birlikte büyük ölçekli teknolojik ve stratejik projelerde rol oynayan yapısından uzaklaşmış olmasıdır. Yazarlara göre teknoloji sektöründeki önemli miktardaki mühendislik kapasitesi, ulusal ölçekteki stratejik sorunlar yerine tüketici uygulamaları, reklam teknolojileri ve benzeri ticari alanlara yönelmiştir. Bu değişimin özellikle yapay zekâ ve savunma alanlarında Batı’nın stratejik kapasitesini zayıflatabileceği ileri sürülmektedir.

Bu yaklaşımda teknoloji şirketlerine yalnızca ekonomik aktörler olarak değil, ulusal kapasitenin geliştirilmesinde sorumluluk üstlenmesi gereken kurumlar olarak rol biçilmektedir. Karp ve Zamiska, teknoloji sektörünün savunma, yapay zekâ ve diğer stratejik alanlarda devletle daha yakın iş birliği yapması gerektiğini savunurken devlet kurumlarının da özel teknoloji sektöründe gelişen hızlı mühendislik ve ürün geliştirme kültürünün bazı özelliklerini benimsemesi gerektiğini ileri sürmektedir.8

Bu düşünsel çerçeve Palantir’in kendi kurumsal gelişimiyle önemli ölçüde örtüşmektedir. Şirket, kuruluşundan itibaren savunma ve istihbarat kurumlarıyla çalışmayı faaliyetlerinin merkezine yerleştirmiştir. Bu nedenle The Technological Republic, yalnızca teknoloji sektörüne yönelik genel bir eleştiri olarak değil, Palantir’in uzun süredir izlediği teknoloji-devlet iş birliği modelini gerekçelendiren düşünsel bir çerçeve olarak da değerlendirilebilir.

Donald Trump’ın ikinci başkanlık döneminde Palantir’in ABD hükümeti kaynaklı gelirlerinin hızlı biçimde artması, şirketin kamu sektörü içerisindeki konumunun güçlenmeye devam ettiğini göstermektedir. Bununla birlikte bu gelişmeyi doğrudan ideolojik bir özdeşlik olarak değerlendirmek yerine, Palantir’in uzun süredir savunduğu teknoloji-devlet iş birliği modelinin mevcut yönetimin yapay zekâ ve güvenlik odaklı kamu politikalarıyla belirli alanlarda örtüşmesi şeklinde ele almak daha isabetlidir.9

Peter Thiel: demokrasi, teknoloji ve siyasal etki

Palantir’in devlet ve siyasetle kurduğu ilişkinin değerlendirilmesinde şirketin kurucu ortaklarından Peter Thiel’in düşünsel ve siyasi faaliyetleri de önem taşımaktadır. Thiel’in siyasal düşüncesinin en açık ifadelerinden biri, 2009 yılında Cato Unbound’da yayımlanan “The Education of a Libertarian” başlıklı yazısında görülmektedir. Thiel bu metinde özgürlük ile demokrasinin birbiriyle uyumlu olduğuna artık inanmadığını ifade etmekte ve geleneksel demokratik siyaset yoluyla libertaryen hedeflere ulaşılabileceği konusunda belirgin bir karamsarlık ortaya koymaktadır.10

Thiel’in düşüncesinde teknoloji yalnızca ekonomik büyümenin veya yeniliğin aracı değildir. Aynı yazıda siber uzay, deniz üzerinde kurulabilecek özerk yerleşimler ve uzay gibi alanları mevcut siyasal yapıların sınırlarının dışında yeni hareket alanları yaratabilecek imkânlar olarak değerlendirmektedir. Bu yaklaşım, teknolojik gelişmenin geleneksel siyasal sınırlamaları kısmen aşabilecek bir kapasite oluşturabileceği düşüncesine dayanmaktadır.11

Bununla birlikte Thiel sonraki yıllarda geleneksel siyasetten uzak durmamış, aksine Cumhuriyetçi Parti çevresinde görünür bir siyasi aktör hâline gelmiştir. 2016 Cumhuriyetçi Ulusal Kongresi’nde konuşmacı olarak yer alması bu görünürlüğün açık örneklerinden biridir.12

Bu durumun en belirgin örneklerinden biri JD Vance ile kurduğu ilişkidir. Vance siyaset öncesindeki kariyerinde Thiel’in teknoloji ve girişim sermayesi çevresiyle yakın ilişki kurmuş; Thiel ise Vance’in 2022 Ohio Senato seçim kampanyasını destekleyen Protect Ohio Values adlı siyasi yapıya yaklaşık 15 milyon dolar sağlamıştır. Reuters’ın aktardığı üzere bu destek, Vance’in siyasi yükselişinde Silikon Vadisi’ndeki muhafazakâr yatırımcı çevresinin önemini gösteren başlıca örneklerden biridir.13

Bununla birlikte bu ilişkiden hareketle Vance’in doğrudan Thiel’in siyasi düşüncelerinin bir uzantısı olduğunu ileri sürmek aşırı belirleyici olacaktır. Daha ihtiyatlı bir değerlendirmeyle Thiel’in teknoloji sektöründeki sermayesini ve ilişkilerini kendisine yakın gördüğü siyasi aktörleri desteklemek amacıyla kullandığı söylenebilir. Benzer şekilde Thiel’in siyasal düşüncesi ile Palantir’in tüm kurumsal faaliyetleri arasında doğrudan ve mekanik bir nedensellik kurmak mümkün değildir.

Kamu altyapısında genişleme ve gözetim tartışmaları

Palantir’in devlet kurumlarıyla kurduğu ilişkinin en tartışmalı alanlarından biri, şirketin göç denetimi, kolluk faaliyetleri ve kamu verilerinin analizi için sağladığı teknolojik altyapıdır. Bu alanlarda kullanılan sistemler, Palantir’in bazı durumlarda devletin operasyonel faaliyetlerinin yürütülmesinde doğrudan kullanılan araçlar geliştirdiğini göstermektedir.

Bu durumun en belirgin örneklerinden biri ABD Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Dairesi (Immigration and Customs Enforcement - ICE) ile yürütülen iş birliğidir. 2025 yılında ICE, mevcut sözleşmesini değiştirerek Immigration Lifecycle Operating System (ImmigrationOS) adı verilen sistemin prototipini geliştirmek için Palantir’den yazılım lisansı, yapılandırma, mühendislik ve barındırma hizmetleri temin etmiştir. Resmî ihale gerekçesine göre sistem; hedefleme ve uygulama önceliklendirmesi, kendi imkânlarıyla ülkeden ayrılmanın izlenmesi ve bir kişinin tespit edilmesinden sınır dışı edilmesine kadar uzanan göçmenlik yaşam döngüsünün daha bütünleşik biçimde yönetilmesi amacıyla tasarlanmıştır.14

Palantir’in ICE ile ilişkisi ImmigrationOS ile başlamamıştır. ICE’nin FALCON Search & Analysis System adlı sistemi, farklı kamu kurumları ve ticari veri tabanlarından gelen bilgilerin aranmasını, analiz edilmesini ve görselleştirilmesini sağlamaktadır. DHS tarafından yayımlanan gizlilik etki değerlendirmesi, FALCON’un kişisel olarak tanımlanabilir bilgiler içeren büyük veri kümelerini analiz ettiğini ve soruşturmalar arasındaki daha önce bilinmeyen bağlantıların tespitinde kullanılabildiğini belirtmektedir.15

Palantir’in kamu kurumlarına yönelik genişlemesi yalnızca Amerika Birleşik Devletleri ile sınırlı değildir. Birleşik Krallık’ta NHS England, 2023 yılında Federated Data Platform ve ilişkili hizmetler için Palantir Technologies UK’ye 182,24 milyon sterlin değerinde bir sözleşme vermiştir. Resmî ihale kaydına göre platform, NHS kuruluşları arasında verinin güvenli bir ortamda kullanılmasını ve paylaşılmasını sağlayan bulut tabanlı bir hizmet olarak tasarlanmıştır.16

Şirketin Birleşik Krallık savunma alanındaki rolü de genişlemiştir. Birleşik Krallık Savunma Bakanlığı 2022 yılında Palantir ile yaklaşık 75,2 milyon sterlin değerinde, üç yıllık bir kurumsal yazılım anlaşması imzalamıştır. İhale kaydında bu sözleşmenin tüm güvenlik sınıflandırmalarındaki Bakanlık ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik olduğu belirtilmektedir.17 Aralık 2025’te ise Bakanlık, kritik stratejik, taktik ve canlı operasyonel karar alma süreçlerini destekleyen veri analitiği kabiliyetlerinin devamı için Palantir’e 240,6 milyon sterlin değerinde yeni bir sözleşme vermiştir. Bu sözleşme 2026-2029 dönemini kapsamaktadır ve NATO ile diğer müttefik sistemleriyle birlikte çalışabilirlik açıkça belirtilmektedir.18

Bu genişleme, teknoloji sağlayıcısına bağımlılık ve kamu denetimi konusunda tartışmalara yol açmıştır. Birleşik Krallık Parlamentosu’nun 2026 tarihli dijital devlet raporu, kritik kamu hizmetlerinde az sayıda teknoloji sağlayıcısına bağımlılığın “vendor lock-in” ve zayıflatıcı bağımlılıklar yaratabileceği uyarısında bulunmuş; Palantir’in kamu sektöründeki artan varlığını bu risk bağlamında özel olarak değerlendirmiştir. Bu bulgu, Palantir vakasında tartışılması gereken meselenin yalnızca sözleşme büyüklüğü değil, kamu kurumlarının belirli bir özel teknik altyapıya ne ölçüde yapısal olarak bağlandığı olduğunu göstermektedir.19

Sonuç

Bu çalışmada Palantir Technologies, devlet ile özel teknoloji şirketleri arasındaki ilişkinin dönüşümünü incelemek amacıyla ele alınmıştır. İncelenen bulgular, Palantir’in devlet kurumlarıyla kurduğu ilişkinin geleneksel bir kamu kurumu-yüklenici ilişkisinin ötesine geçebildiğini göstermektedir.

Palantir’i diğer teknoloji tedarikçilerinden ayıran temel unsur yalnızca devlet kurumlarından aldığı sözleşmeler değildir. Şirketin sunduğu teknolojilerin kamu kurumlarının veri işleme, analiz ve operasyonel karar destek süreçlerine entegre edilmesi, ilişkinin niteliğini değiştirmektedir. Bir yazılımın kurumsal faaliyetlerde uzun süre kullanılması; personelin, veri yapılarının ve iş süreçlerinin bu sistem etrafında şekillenmesine neden olabilmekte ve teknoloji sağlayıcısının değiştirilmesini teknik, mali ve kurumsal açıdan zorlaştırabilmektedir.

ICE ile geliştirilen sistemler bu dönüşümün önemli örneklerinden biridir. Buradaki temel mesele, sınır dışı etme veya kolluk kararlarının Palantir tarafından verilmesi değildir; bu kararlar yetkili kamu kurumları tarafından alınmaktadır. Bununla birlikte kararların hazırlanmasında kullanılan bilgilerin hangi verilerden üretildiği, veriler arasındaki ilişkilerin nasıl kurulduğu ve hangi olay veya kişilerin önceliklendirildiği, özel bir teknoloji şirketinin geliştirdiği altyapının işlevsel önemini artırmaktadır.

Benzer bir durum Birleşik Krallık’ta da görülmektedir. NHS ve Savunma Bakanlığı örnekleri, Palantir’in sağlık hizmetlerinden askerî karar destek süreçlerine kadar farklı kamu işlevlerine teknolojik altyapı sağladığını göstermektedir. Özellikle uzun süreli ve yüksek değerli sözleşmeler ile teknolojinin kurumların mevcut sistemlerine giderek daha fazla entegre olması, belirli bir sağlayıcıya bağımlılık ihtimalini gündeme getirmektedir.

Araştırma sorusuna bu çerçevede verilebilecek cevap, Palantir’in devlet ile özel teknoloji şirketleri arasındaki ilişkiyi esas olarak teknolojik bağımlılık ve operasyonel entegrasyon üzerinden dönüştürdüğüdür. Geleneksel savunma yüklenicilerinde özel şirket tarafından sağlanan ürün çoğu zaman fiziksel olarak tanımlanabilirken, Palantir’in sunduğu ürün devlet kurumunun veriyi görme, ilişkilendirme, analiz etme ve karar süreçlerinde kullanma biçiminin bir parçası hâline gelebilmektedir. Bu nedenle özel şirket ile devlet arasındaki sınır, mülkiyet veya hukuki yetki bakımından ortadan kalkmasa da operasyonel düzeyde daha geçirgen hâle gelmektedir.

Bu dönüşüm kamu gücünün denetimine ilişkin yeni sorular doğurmaktadır. Devletin topladığı verinin hukuki olarak devlete ait olması, bu verinin analiz edildiği teknolojik altyapının siyasi ve kurumsal önemini ortadan kaldırmamaktadır. Verinin hangi sistemler aracılığıyla ilişkilendirildiği, hangi analitik modellerin kullanıldığı ve bu sistemlerin kamu kurumlarının günlük faaliyetlerine ne ölçüde yerleştiği; şeffaflık, hesap verebilirlik ve demokratik denetim açısından önem taşımaktadır.

Palantir’in uzun vadeli önemini belirleyen unsur da bu noktada ortaya çıkmaktadır. Hükümetler, siyasi koalisyonlar ve kamu politikaları değişebilir; belirli sözleşmeler sona erebilir. Ancak bir teknoloji şirketinin sistemleri kamu kurumlarının veri altyapısı ve operasyonel süreçleriyle derin biçimde bütünleştiğinde, bu ilişkinin sona erdirilmesi yalnızca yeni bir sözleşme imzalamamak kadar basit olmayabilir. Teknolojik altyapının kurumsal sürekliliği, şirketin belirli bir siyasi yönetim döneminin ötesinde etkili olabilmesine imkân sağlayabilir.

Bu nedenle gelecekte yapılacak çalışmaların kamu kurumlarında teknoloji sağlayıcısı bağımlılığı, algoritmik karar destek sistemlerinin hesap verebilirliği ve özel şirketlerin ulusal güvenlik altyapısındaki rollerinin demokratik denetimi üzerinde yoğunlaşması, devlet-teknoloji ilişkilerindeki dönüşümün uzun vadeli sonuçlarının anlaşılmasına katkı sağlayacaktır.

Kaynakça

Karp, Alexander C., and Nicholas W. Zamiska. The Technological Republic: Hard Power, Soft Belief, and the Future of the West. New York: Crown Currency, 2025.

National Commission on Terrorist Attacks Upon the United States. The 9/11 Commission Report. Washington, DC: U.S. Government Printing Office, 2004. https://www.9-11commission.gov/report/911Report.pdf.

NHS England. “Federated Data Platform and Associated Services.” Contracts Finder, 22 Aralık 2023. https://www.contractsfinder.service.gov.uk/notice/2e8c61c0-faab-4f99-ae69-b00df6bae165.

Palantir Technologies Inc. “AIP Security and Privacy.” Erişim 24 Ağustos 2026. https://www.palantir.com/docs/foundry/aip/aip-security.

Palantir Technologies Inc. “Annual Report on Form 10-K for the Fiscal Year Ended December 31, 2025.” U.S. Securities and Exchange Commission, 2026. https://www.sec.gov/Archives/edgar/data/1321655/000132165526000011/pltr-20251231.htm.

Palantir Technologies Inc. “Q1 2026 Business Update.” 2026. https://investors.palantir.com/files/Palantir%20-%20Q1%202026%20Business%20Update.pdf.

PBS NewsHour. “Watch Peter Thiel’s Full Speech at the 2016 RNC.” 21 Temmuz 2016. https://www.pbs.org/video/watch-peter-thiel-s-full-speech-at-the-2016-rnc-1476405770/.

Reuters. “With Trump VP Pick J.D. Vance, Silicon Valley Conservatives Land a ‘Tech Bro’ on the Ticket.” 17 Temmuz 2024. https://www.reuters.com/world/us/with-trump-vp-pick-jd-vance-silicon-valley-conservatives-land-tech-bro-ticket-2024-07-17/.

Thiel, Peter. “The Education of a Libertarian.” Cato Unbound, 13 Nisan 2009. https://www.cato-unbound.org/2009/04/13/peter-thiel/education-libertarian/.

U.S. Department of Homeland Security. “Privacy Impact Assessment for the FALCON Search & Analysis System (DHS/ICE/PIA-032(a)).” 16 Ocak 2014. https://www.dhs.gov/sites/default/files/publications/privacy_pia_ice_falconsa_january2014.pdf.

U.S. Immigration and Customs Enforcement. “Immigration Lifecycle Operating System (ImmigrationOS) Justification.” SAM.gov, 18 Mayıs 2025. https://sam.gov/opp/f71acee6010c423db4902446a59a690c/view.

United Kingdom Ministry of Defence. “MOD Palantir Enterprise Agreement.” Find a Tender, 17 Aralık 2025. https://www.find-tender.service.gov.uk/Notice/083874-2025.

United Kingdom Ministry of Defence. “Palantir Technologies UK Ltd / UK MoD Enterprise Agreement.” Contracts Finder, 13 Nisan 2023. https://www.contractsfinder.service.gov.uk/Notice/ac82a048-4e00-46f0-8a8f-be81beeddcca.

UK Parliament, Science, Innovation and Technology Committee. Rewiring the State: Digital Centre of Government. 2026. https://committees.parliament.uk/publications/53352/documents/298462/default/.

Footnotes

  1. National Commission on Terrorist Attacks Upon the United States, The 9/11 Commission Report (Washington, DC: U.S. Government Printing Office, 2004), özellikle 353–360. ↩

  2. Palantir Technologies Inc., “Annual Report on Form 10-K for the Fiscal Year Ended December 31, 2025” (2026), “Business—Overview.” ↩

  3. Palantir Technologies Inc., “Annual Report on Form 10-K,” “Business—Overview.” ↩

  4. Palantir Technologies Inc., “Q1 2026 Business Update” (2026), 2. ↩

  5. Palantir Technologies Inc., “Annual Report on Form 10-K,” “Gotham,” “Foundry,” “AIP” ve “Apollo.” ↩

  6. Palantir Technologies Inc., “AIP Security and Privacy,” erişim 24 Ağustos 2026; Palantir Technologies Inc., “Annual Report on Form 10-K,” “AIP.” ↩

  7. Alexander C. Karp ve Nicholas W. Zamiska, The Technological Republic: Hard Power, Soft Belief, and the Future of the West (New York: Crown Currency, 2025). ↩

  8. Karp ve Zamiska, The Technological Republic. ↩

  9. Palantir Technologies Inc., “Q1 2026 Business Update,” 2. ↩

  10. Peter Thiel, “The Education of a Libertarian,” Cato Unbound, 13 Nisan 2009. ↩

  11. Thiel, “The Education of a Libertarian.” ↩

  12. PBS NewsHour, “Watch Peter Thiel’s Full Speech at the 2016 RNC,” 21 Temmuz 2016. ↩

  13. Reuters, “With Trump VP Pick J.D. Vance, Silicon Valley Conservatives Land a ‘Tech Bro’ on the Ticket,” 17 Temmuz 2024. ↩

  14. U.S. Immigration and Customs Enforcement, “Immigration Lifecycle Operating System (ImmigrationOS) Justification,” SAM.gov, 18 Mayıs 2025. ↩

  15. U.S. Department of Homeland Security, “Privacy Impact Assessment for the FALCON Search & Analysis System (DHS/ICE/PIA-032(a)),” 16 Ocak 2014. ↩

  16. NHS England, “Federated Data Platform and Associated Services,” Contracts Finder, 22 Aralık 2023. ↩

  17. United Kingdom Ministry of Defence, “Palantir Technologies UK Ltd / UK MoD Enterprise Agreement,” Contracts Finder, 13 Nisan 2023. ↩

  18. United Kingdom Ministry of Defence, “MOD Palantir Enterprise Agreement,” Find a Tender, 17 Aralık 2025. ↩

  19. UK Parliament, Science, Innovation and Technology Committee, Rewiring the State: Digital Centre of Government (2026), 33. ↩